Arap basınında geçen hafta: ‘Rabia’dan Sevgililer Günü’ne’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Şubat’ta Mısır’a yaptığı ziyaret, geçtiğimiz hafta Arap dünyasındaki en dikkat çeken gelişmelerden biri oldu. İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşının tam gaz ilerlediği bir zamanda gelen ziyaretin önemi, Arap gazetelerinde farklı şekillerde yorumlandı.

Mısır medyası ziyareti iki ülkenin karşılıklı çıkarlar bağlamında işlerken, Arap dünyasında etkili kimi gazeteler ziyaretin 14 Şubat’a denk gelmesine dikkat çekti. Türkiye’yi yakından takip eden bazı yazarlar ise, ziyaretle ilgili olarak “pragmatizmin galip gelmesi” yorumunu yaptı.

‘Rabia’dan Sevgililer Günü’ne’

“On iki yıllık ayrılığın ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahire’ye ilk ziyaretini bu ayın on dördünde gerçekleştirdi. Bu ziyareti düzenleyenler bu özel günü sembolik önemi nedeniyle seçmiş olmalı. Yani, Aşıklar Günü olarak bilinen Aziz Sevgililer Günü, iki ülkede de tek başına iktidar olan iki lider arasındaki ilişkilerde büyük bir değişime işaret ediyor.

Erdoğan, 3 Temmuz 2013’te Abdülfettah El Sisi liderliğindeki askeri darbeden sonra, dört yılda bir otomatik olarak seçilecek cumhurbaşkanı olacak Mısırlı generale karşı sert bir tavır aldı.

Erdoğan’ın Sisi darbesine ilişkin tutumu, Türkiye’nin hem Suudi Arabistan hem de Mısır’daki Sisi darbesini destekleyen Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerine olumsuz yansıdı. Daha sonra Türkiye ile bu iki ülke arasındaki ilişkiler sonraki yıllarda neredeyse dibe vurmuştu.

Erdoğan’ın Mısır ziyaret, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki acımasız savaşının devam ettiği ve İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki Filistinliler’in son sığınağı ve Mısır’a açılan tek penceresi olan Refah şehrine saldırı hazırlıkları yaptığı bir zamanda geldi. Toplantıda savaş atmosferi hâkim olsa da Erdoğan’ın Sisi ile görüşmesinin gündeminde ekonomik ve siyasi hedefler de yer alıyordu. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ziyaret öncesinde yaptığı açıklamada, Mısır’ın, son yıllarda Ukrayna savaşındaki rolüyle ünlenen Türk Bayraktar insansız hava araçlarını satın alma ihtimaline değinmişti. Fidan, bir hafta önce de Libya’yı ziyaret ederek orada çatışmanın her iki tarafıyla da görüştü. Ankara, Libya’da Mısır’ın karşısında yer almasına, bu ziyaret Mısır cumhurbaşkanını memnun edecek ve iki ülke arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesinin önündeki kalan engellerin aşılmasına yönelik bir jestti.

Bu ziyaretle birlikte Arap Baharı’nın bölge ülkelerinin liderleri arasında yarattığı keskin kutuplaşmanın bir sayfası daha kapanıyor. Hem de söz konusu olan bu bahar, onu ateşleyen halkların arzularından hiçbirini gerçekleştirmeden. (Bekir Sıtkı / Kuds El Arabi Gazetesi)

‘Pragmatik Erdoğan İdeolojik Erdoğan’ı Yendi’

“Büyük bir isteksizlik ve devam eden inatçılığın ardından, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan nihayet siyasi ve güvenlik danışmanlarının tavsiyelerine yanıt verdi ve Türkiye’nin Arap dünyasına yönelik tutumlarındaki büyük değişiklikleri taçlandırmak için Kahire’yi ziyaret edip Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah El-Sisi ile görüşmeyi kabul etti. Türkiye’nin Arap Baharı dönemindeki tutumlarından uzak yeni bir yola girerek, Türkiye’yi siyasal İslam’ı kucaklayan bir tehdit kaynağı olarak gören Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi resmi Arap rejimleri ile ilişkilerini düzeltmeye başladı.

Erdoğan Kahire’yi ziyaret ederek on yıllık yabancılaşma ve rekabete neden son verdi ve hem Suudi Arabistan hem de Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkileri geliştirdikten sonra belki de Türkiye siyasetindeki bu geçiş sürecinin son aşaması olan Sisi ile neden görüştü? Türkiye’de 20 yılı aşkın bir süredir iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin siyasi aklı, siyasi tutumların Arap Baharı üzerinden belirlenmesi döneminin sona erdiğini ve Arap Baharı döneminde ortaya çıkan ideolojik ve manevi ruhun yerine Türkiye’nin çıkarlarının ön plana çıkarılması gerektiği kanaatine yıllar önce varmıştı. Zira Erdoğan özellikle de son dönemlerde kendini küresel ve bölgesel alanda kuşatılmış ve izole edilmiş olarak buldu. Bunun içinde bazı sorunları sıfırlaması, Türkiye’nin mali koşullarını canlandırması ve Türkiye’nin bölgesel çıkarlarına hizmet edecek stratejik ortaklıklara ve bölgesel anlaşmalara girmesi gerektiğini gördü.

Kısacası pragmatik ve siyasi Erdoğan, ideolojik Erdoğan’a karşı galip geldi. Zira Erdoğan, 22 sene önce İslamcı ideolojik kimliğini bırakarak Refah Partisi’nden ayrıldı ve pragmatik Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurdu ve laikliği tanımıştı. (Muhammed Ebu Remman / El Arabi El Cedid Gazetesi)

‘Erdoğan Mısır’da: Uzlaşının Zirvesi’

“Eğer niyetler gerçekse, Erdoğan’ın Kahire ziyareti ve Sisi ile görüşmesi, Türkiye Cumhurbaşkanının 2014’teki ’30 Haziran darbesine’ karşı ‘halkların yanında yer alma’ tutumunun tamamen sona erdiğini gösteriyor. Bunun nedeni ise inançlardaki bir değişiklik değil, daha çok Erdoğan’ın iktidarda kalmak için çıkarlarının gerektirdiği gibi Suudi Arabistan, Emirlikler ve İsrail’le ‘mali uzlaşmalar’ ve Mısır İle “siyasi” uzlaşmalardır.

Ziyaret bir taraftan Gazze’de kaybedilen rolün geri kazanılması için de önemli. Hamas hareketinin Mısır ve Türkiye’nin (Katar ve Rusya ile birlikte) herhangi bir mahkûm takası anlaşmasının veya müteakip güvenlik düzenlemelerinin garantörleri arasında yer alması yönündeki önerisine rağmen, Türkiye bu denklemde dışarda görünüyordu.

İki ülke bu ziyaret esnasında önemli bir konuda başarı elde etmeye çalışabilir. Bu da, Libya’da bir çözüm için gerekli adımlar üzerinde anlaşmaya varmak. Bunun ilk işareti, Türk Dışişleri Bakanı’nın birkaç gün önce Trablus’a yaptığı ziyarette ve orada Ankara’nın, baş (eski) düşmanı emekli Tümgeneral Halife Hafter’e bağlı güçlerin bulunduğu Bingazi’de konsolosluk açma kararı aldığı yönündeki açıklaması oldu. Libya ile ilgili anlaşmayı, iki ülkenin Doğu Akdeniz’deki münhasır ekonomik bölgelerinin deniz sınırları çizilmeye başlanması izleyebilir; çünkü Türkiye, deniz sınırlarının belirlenmesinin tanınması karşılığında Mısır’a Akdeniz’de ek geniş alanlar elde etme teklifinde bulunabilir. Türkiye ile Libya arasındaki sınırlar 27 Kasım 2019’da Türkiye’nin Libya’daki adamı Trablus Başbakanı Fayez al-Sarraj döneminde meydana gelmişti.” (Muhammed Nureddin / Lübnan El Akhbar Gazetesi)

‘İlişkilerde Yeni Bir Dönemeç’

“Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkiler, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çarşamba günü Kahire’ye yaptığı ziyaret ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah El-Sisi’nin onu havaalanında kabul etmesiyle yeni bir dönemece girdi.

Çıkarlar Erdoğan’ı Kahire’ye gitmeye zorladı. Bu durum daha önce onu Müslüman Kardeşler’i destekleme konusundaki kararlılığından vazgeçmeye ve ülkesindeki ekonomik durumdan dolayı bölgesel anlaşmazlıkları yönetme yöntemini değiştirmeye sevk etmişti.

Bu ziyaret, bir dizi tartışmalı meseleye çözüm bulmak ve ilişkileri yeniden başlatmak için son üç yılda gösterilen diplomatik çabaların doruk noktasıdır. Ayrıca, bir kaç ay önce büyükelçilerin karşılıklı olarak geri dönmesi adımının da taçlandırılması niteliğindedir.

Türkiye, Mısır toplumunda tarihi bir değere sahiptir ve siyasi ve ekonomik deneyimi Müslüman Kardeşler’in iktidara gelmesinden önceki dönemde, Mısır’daki birçok kesimin ilgisini çekmeyi başarmıştır. Ancak Müslüman Kardeşler rejimini deviren büyük bir halk devriminin ardından Mısır rejimine karşı durmasından dolayı bu etkisinin büyük bir kısmını kaybetti.” (Londra merkezli El Arab gazetesi)

(DIŞ HABERLER SERVİSİ)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx