İnsanın En Karanlık Yönlerini Konu Edinen 10 Roman

Edebiyat, insanın kendini anlatabilmek için yöneldiği en eski ve en etkileyici yollardan biri. Herhangi bir sınır olmadan, hayallere sığdırabildiğimiz her şeyi anlatmaya ya da okuyucu gözünden “anlamaya” imkan tanıyan edebiyatın en ilgi çekici başlıklarından biri, tabii ki insanın kendisidir.

Türümüzü genelde zeki ve gelişmiş olarak tanımlarız ve evet; hem zeki hem de gelişmiş bir canlı türüyüz. Fakat insanlık olarak ne kadar gelişirsek gelişelim, yok edemediğimiz vahşi ve ilkel bir yanımız var. Bu vahşi ve ilkel tarafımız, sosyal bir varlık olan insan için büyük bir sorun, çünkü beraberinde şiddeti, kontrolsüz gücü ve içgüdüsel rekabeti getiriyor. Öznesi insan olan edebiyat, doğal olarak insanın bu özelliklerinin korkusuzca anlatıldığı pek çok hikayeye sahip. Biz de bu listemizde sizinle insanın kendisiyle ve toplumla mücadelesini anlatan, mutlaka okumanız gereken 10 kitap paylaşacağız.

Mutlaka okumanız gereken, insanı anlatan harika kitaplar

Kırmızı Pazartesi – Gabriel García Márquez
Fareler ve İnsanlar – John Steinbeck
Dorian Grey’in Portresi – Oscar Wilde
Sonbahar Ülkesi – Ray Bradbury
Otomatik Portakal – Anthony Burgess
Sineklerin Tanrısı – William Golding
José Saramago – Körlük
Knut Hamsun – Açlık
Dostoyevski – Suç ve Ceza
Harper Lee – Bülbülü Öldürmek

Kırmızı Pazartesi – Gabriel García Márquez

İnsan psikolojisini ve insanın toplum içindeki yerini en başarılı şekilde anlatan yazarlar listesinde, ilk sıralara oynabilecek Márquez’in en başarılı eserlerinden Kırmızı Pazartesi; adını Kolera Günlerinde Aşk ya da Yüzyıllık Yalnızlık kadar duyuramasa da insanı, insanın yarattığı toplumun karanlık yüzünü en iyi anlatan hikayelerden biri.

En çok kullanılan tabiriyle “herkesin işleneceğini bildiği” bir cinayeti anlatan kitap; yaklaşan cinayet üzerinden koskoca bir kasabada bulunan onlarca insanın ölüme, suça, “namus” gibi toplumsal kavramlara bakışını aktarırken, bir yandan da insanların nasıl tutarsız, taraflı ve yalancı olabileceği gerçeğine ışık tutuyor. Oldukça kısa ve etkileyici olan Kırmızı Pazartesi, insana ve toplumun insan üzerinde kurduğu korkunç baskıya dair enfes bir eser.

Kitaba göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Fareler ve İnsanlar – John Steinbeck

Fareler ve İnsanlar, insanın naif ve aynı zamanda suça meyilli yanını en “yumuşak” şekilde anlatan eserlerden biri. Bir yandan iyi yürekli ve masum olan insanı anlatırken, bir yandan da insanın içindeki güç arzusuna ve kötülüğe gönderme yapan kitap, edebiyat tarihinin klasiklleri arasında yer alıyor. Beklenmedik sonuyla da büyük bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor.

Çiftlikten çiftliğe gezerek iş arayan iki tarım işçisi dostun, içlerinden birinin “farkında olmadan işlediği suçlar” sonrası yaşadıklarını anlatan kitap, herkesin mutlaka okuması gereken klasikler listesinde ilk sıralarda yer alıyor.

Kitaba göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Dorian Gray’in Portresi – Oscar Wilde

Oscar Wilde’a, yazıldığı tarihte kötü bir ün getiren ve ahlaki değerleri yok saydığı gerekçesiyle yerden yere vurulan Dorian Gray’in Portresi, gelen tepkilerden sonra Wilde’ın da izniyle “sadeleştirilerek” yeniden yayınlandı. Sansürlü haliyle bile oldukça etkileyici ve çarpıcı olmayı başaran bir kitap.

Güzelliğe ve gençliğe takıntılı bir adam olan Dorian’ın, bu iki değeri kaybetmemek adına gün geçtikçe diğer tüm insani değerlerdenn nasıl uzaklaştığını anlatan Dorian Gray’in Portresi, aynı zamanda Oscar Wilde’ın yayınlanan tek romanı olma özelliği taşıyor.

Kitaba göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Sonbahar Ülkesi – Ray Bradbury

Her ne kadar başlığımızda yer verdiğimiz “roman” kavramını karşılamasa da, Fahrenheit 451 ve Mars Yıllıkları gibi klasikleşmiş eserlerin başarılı yazarı Ray Bradbury’nin öykülerinden oluşan bir derleme olan Sonbahar Ülkesi, insan için kendine dair en büyük gizemlerden biri olan ölümü türlü şekillerde anlatan başarılı bir eserler bütünü.

Fantastik ve Bilim-kurgu türünün en başarılı yazarlarından olan Ray Bradbury, Sonbahar Ülkesi‘nde yer alan öykülerinde de bolca fantastik ögelere yer veriyor ancak bunu o kadar başarılı şekilde yapıyor ki öykülerdeki gerçekliği sorgulamak mümkün olmuyor. Öykülerin odağında yer alan ölüm kavramının değişkenliği ise insanın bu kavram karşısındaki çaresizliğini gözler önüne seriyor. Eğer bu günlerde bir başucu kitabı arıyorsanız, kışa yakışacak karanlık öyküler sizi memnun edecekse, Sonbahar Ülkesi‘ni mutlaka okuma listenize eklemelisiniz.

Kitaba göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Otomatik Portakal – Anthony Burgess

İnsanlık için yazılmış en karanlık distopyalardan biri olan Otomatik Portakal, aynı zamanda en farklı olanı. Kurulan distopya insanları yok eden robotlardan, uzaydan gelen saldırılardan ya da bir tür kıyamet senaryosundan ibaret değil; doğrudan insanın içindeki şiddetin ortaya çıkmasına dayalı bir distopya.

Temelde tüm distopyaların tabanını insanın hataları ve kötülüğü oluşturuyor diyebiliriz, ancak yine de Otomatik Portakal hem kendine has diliyle hem de yozlaşmışlığı ifade ediş biçimiyle oldukça farklı bir eser. Eğer alternatif bir distopya okumak; şiddeti, yozlaşmışlığı, saf kötülüğü ve toplumsal değerlerin yerle bir oluşunu gözlemlemek isterseniz, Otomatik Portakal mutlaka listenize girmeli.

Kitaba göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Sineklerin Tanrısı – William Golding

Sineklerin Tanrısı, insan kötülüğüne dair yazılmış açık ara en iyi kitaplardan biri. Her zaman masumiyetiyle andığımız çocuklar üzerinden dehşet ve şiddet kavramlarının insandaki yerini şahane bir şekilde anlatan kitap, ıssız bir adaya düşen bir grup çocuğun güç, iktidar ve yaşam savaşını anlatıyor. İlk başta zorlu koşullarla verilen savaş, bir süre sonra insanın kendiyle kavgasına dönüyor ve çocuk tanımı da yok oluyor.

Kitaba göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

José Saramago – Körlük

Dünya edebiyatının en başarılı ve unutulmaz eserlerinden biri olan Körlük, insan olmanın ne demek olduğunu sorgulamanıza sebep olacak bir eser. Bir anda başlayan bir ‘körlük’ salgını sonrası insanlığın sürüklendiği büyük kaosu bir grup insan üzerinden anlatan romanda adalet, şiddet, özgürlük ve gerçeklik kavramları öne çıkıyor.

Görme yeteneğini kaybeden bir toplumun nasıl her şeye karşı ‘körleştiğini’ vurrucu bir hikayeyle anlatan bu romanı, günümüzde yaşadığımız toplumu düşünerek bir çırpıda okuyabilirsiniz.

Kitaba göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Knut Hamsun – Açlık

Açlık, Hamsun’u edebiyat sahnesinde öne çıkaran en başarılı ve etkileyici eserlerinden biri. Yazar olmaya çalışan fakir ve yalnız bir gencin açlıkla mücadelesini anlatan eserde ‘aç kalmanın’ insanın karakterine ve davranışlarına etkisi en çarpıcı örnekler üzerinden anlatılıyor.

Karnını doyurmak için kendi kanını emen, gururunu ayaklar altına alıp dilenen, hırsızlık ‘yapmak zorunda kalan’ karakterin hikayesi, bitirdiğinizde zihninizi soru işaretleriyle dolduracak.

Kitaba göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Dostoyevski – Suç ve Ceza

Henüz okumayanlar için, herkesin mutlaka okuması gerekenler listesinin olmazsa olmazı; kült bir eser olan Suç ve Ceza. İyi – kötü, doğru – yanlış gibi karşıt kavramları bir arada sunarak bize suçu ve cezayı öğreten bu sarsıcı hikaye, mutlaka kitaplığınızdaki ve zihninizdeki yerini bir an önce almalı.

‘Kötü’ ve zararlı bir tefeciyi öldürmenin faydalı ve doğru bir karar olduğunu düşünen bir adamın, bu kararın sonuçlarıyla yüzleşmesini adım adım izlediğimiz hikaye, bireylerin sağladığına inandığı adaletin geçerli olup olmadığını her yönüyle irdeleyip anlamamızı sağlıyor.

Kitaba göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Harper Lee – Bülbülü Öldürmek

Bir başka dünya klasiği olan Bülbülü Öldürmek, ırkçılık, toplumsal önyargılar, adalet gibi kavramları etkileyici bir çatışma ile anlatıyor. Tüm bu kavramlara bir çocuğun gözünden baktığımız hikayede, kurgusal bir kasaba üzerinden tüm dünya için geçerliliğini hâlâ koruyan sorunlara derin bir bakış atılıyor.

Haksız yere, asılsız bir iddia ile suçlanan bir siyahiyi savunmakla görevlendirilen bir karakterin, bu görevi sebebiyle tüm kasaba ile yaşadığı sinir bozucu sorunlar üzerine ilerleyen hikaye, ana karakterin bir çocuk olması sebebiyle anlatmak istediği her şeyi en basit ve sade hali ile zihnimize kazıyor.

Kitaba göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.