HDP’li Oluç: Cumhurbaşkanlığı seçiminde müzakereye açığız

ANKARA – HDP Küme Başkanvekili Saruhan Oluç ve HDP milletvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit, Şevin Çoşkun, Mahmut Celadet Gaydalı ve Erdal Aydemir’in oluşturduğu heyet Muş’ta esnaf ziyareti yaptı.

Bitlis yolu üzerinde bulunan dokumacılık fabrikalarını ziyaret eden heyet, bölümün ve çalışanların problemlerini dinledi. Ziyarette işletme sahipleri ekonomik kriz, teşviklerin yetersizliği ve artan elektrik faturalarından keder yanarken; bir işletme sahibi, “Eskiden 7-8 bin TL elektrik faturası ödüyorduk, şu anda gelen faturalar 70-80 bin. Doğalgazı daha yeni bağladık. Açılınca onu da göreceğiz. Faturalar kirayı geçmiş durumda” dedi.

‘PARLEMENTO SEÇİMLERİNE KENDİ İTTİFAKIMIZLA GİRİYORUZ’

Muş kent merkezinde esnaf ziyaretinde bulunan heyet sloganlarla karşılandı. ‘Altılı Masa’nın HDP ile olan diyaloğunu soran ve ÂLÂ Parti yetkililerinden yapılan açıklamalara reaksiyon gösterenlere karşılık HDP’li Oluç şunları söyledi:

“6’lı masa ile bir ittifakımız yok, yapmayı da düşünmüyoruz. Parlamento seçimlerinde bizim kendi ittifakımız var, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise müzakereye açığız. Müzakere ederlerse konuşuruz, etmezlerse başımızın devasına bakarız, kendi adayımızı çıkarırız.”

‘BİZİ YOK SAYANLARI BİZ DE YOK SAYARIZ’

Muş Vilayet Örgütü’nde de açıklamalarda bulunan Oluç, HDP olmadan hiçbir ittifakın yüzde 50+1’e ulaşmadığını hatırlatarak, “Kimse bizi çantada keklik sanmasın. O denli bir şey yok. Kimse bizi yok saymaya kalkışmasın. Biz derken yalnızca HDP’yi kast etmiyoruz. HDP’nin seçmenlerini, Kürt halkını, Türkiye demokrasi güçlerini yok saymaya kalkarsanız bizde sizi görmezden geliriz diyoruz açıkça. Demokratik siyaset açısından sağlıklı olan şey diyalog ve müzakeredir, herkesin birbirine hürmet duymasıdır” dedi.

Gelecek seçimlerin hayli değerli olduğunu vurgulayan Oluç, şöyle devam etti:

DEMOKRATİK SİYASETİ TASFİYE ETMEK İÇİN KUMPAS DAVALARINA SARILDILAR: “Bizim değerimizin farkındalar. Her iki taraf da farkındadır fakat bunu bir tipi kabullenmek istemiyorlar. Cumhur İttifakı, AKP-MHP ittifakı bizi tasfiye etmek için, demokratik siyaseti tasfiye etmek için elinden geleni yapıyor. Kobanî Kumpas Davası’nı çıkardılar. Bu davada arkadaşlarımız için 38’er defa ağırlaştırılmış müebbet mahpus cezası istiyorlar. Hukuken hiçbir şey yok, büsbütün siyasi. Kaygı ne? Selahattin Demirtaş’ı, Figen Yüksekdağ’ı, Gültan Kışanak’ı, İdris Baluken’i ve başka bütün arkadaşlarımızı demokratik siyasetten tasfiye etmek. Yetmedi, bir de kapatma davası açtılar. HDP’yi ve HDP’nin bütün takımlarını demokratik siyasetten tasfiye etmek istiyorlar. Bunları yapan kim? Cumhur İttifakı.

İKTİDARA OY VEREN KARDEŞLERİMİZİ BU YANLIŞTAN DÖNDÜRMEK BİZİM GÖREVİMİZ: Bu davalar varken dönüp ‘kardeşimsiniz’ dese inanır mısınız, inanmazsınız. Sadece bu değil. Bu iktidar ne yazık ki bu hale geldi. O yüzden ne yapacaklarını da tam bilmiyorlar. Bugüne kadar yaptıklarının kendilerine bir yarar sağlamadığını da görüyorlar. Biz de şunu yapalım: Kürdistan coğrafyasında AKP’ye oy verenler var. Oy verenler bizim düşmanız değil, kardeşlerimiz. Onları bu yanlış durumdan, yanlış siyasetten uzaklaştırmak da bizim vazifemizdir. Onları o yanlıştan vazgeçirmeliyiz. Bütün bu baskı ve tasfiye çalışmalarına karşın HDP başarılı bir uğraşla, sizlerin dayanağıyla bu devri muvaffakiyetle atlatacaktır.” (DUVAR)