Gabar’da petrol bulunmasının perde arkasından kim çıktı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde müjde diyerek Cudi, Gabar’da günlük 100 bin varil üretim kapasiteye sahip petrol bulduklarını söylemişti.

Erdoğan bu zamana kadar petrol rezervinin çıkarılmaması ile ilgili de sosyal medya hesabından “Türkiye’ye saplanan hançerlerin gerisindeki sebepleri çok net görebiliyoruz. Meğer topraklarımızdan petrol çıkmaması için terör örgütüyle, siyasi istikrarsızlıklarla, küresel şirketlerle elimiz, ayağımız bağlanmış…Yaptığımız hamlelerle işte bu oyunu, işte bu kirli tezgâhı bozuyoruz. Terör örgütlerinin başını sınırlarımız içinde ve ötesinde ezerek, milletimizin ayağına vurulan zincirleri de kırıyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

“PETROL ARAMALARINA 2006 YILINDA BAŞLANDI”

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz sosyal medyadan yaptığı bir paylaşımda Cudi dağında petrol aranmasına 2006 yılında, Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner ve dönemin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürünün sayesinde başlandığını ifade etti.

Petrol bulunmasının iki yıl önceye dayandığını söyleyen Yavuz paylaşımında “2006 yılında Şırnak’ta tümen komutanıydım, Cudi dağında petrol aranmasına dönemin Gnkur. II. Başkanı Işık Koşaner ve dönemin TPAO Genel Müdürünün vatansever tutumları sayesinde başlandı. Gabar’da bulunan petrol o zaman başlatılan çalışmanın sonucudur.” dedi.

IŞIK KOŞANER KİMDİR

Orgeneral Sebahattin Işık Koşaner, (d. 5 Aralık 1945, İzmir) Türkiye Cumhuriyeti’nin 27. genelkurmay başkanıdır. 29 Temmuz 2011 tarihinde kendi emekliliğini istemiştir.

Aynı tarihte emeklilik isteği kabul edilmiş ve görevinden ayrılmıştır.

1945 yılında İzmir’de doğdu. 1965 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1966 yılında Piyade Okulu’ndan mezun olan Orgeneral Koşaner, 1976 yılına kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı çeşitli birliklerde takım ve bölük komutanlığı, Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda öğretmenlik ve Harekât Eğitim Subaylığı yaptı. 1978 yılında Kara Harp Akademisi’nden mezun olan Orgeneral Koşaner, kurmay subay olarak Genelkurmay Özel Harp Daire Başkanlığı emrinde çalıştı.

İtalya’nın Napoli kentinde Güney Avrupa Müttefik Kuvvetleri Komutanlığı (AFSOUTH) İstihbarat Dairesi’nde karargâh subaylığı yapan Orgeneral Koşaner, 3. Ordu Komutanlığı Lojistik Başkanlığı Plan Koordinasyon Şube Müdürlüğü, Genelkurmay Strateji Kuvvet Plan Dairesi’nde Kuvvet Plan ve Program Şube ile Strateji Şube Müdürlüğü, 8. Piyade Tümen 131. Piyade Alay Komutanlığı, Genelkurmay Özel Harp Dairesi Kurmay Başkanlığı ve Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı Kurmay Başkanlığı görevlerinde bulundu.

Orgeneral Koşaner, 1992 yılında tuğgeneralliğe terfi ederek bu rütbe ile Kara Kuvvetleri Lojistik Plan Daire Başkanlığı ve 1. Komando Tugay Komutanlığı görevi yaptı. 1996 yılında tümgeneralliğe terfi eden Orgeneral Koşaner, bu rütbe ile Kara Harp Okulu Komutanlığı görevini yürüttü. Orgeneral Koşaner, 2000 yılında korgeneralliğe terfi ederek Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 30 Ağustos 2004 tarihinde Orgeneralliğe terfi etmiştir.

Orgeneral rütbesi ile Ege Ordusu Komutanlığı ve Genelkurmay II. Başkanlığı göreverinde bulunmuş. 30 Ağustos 2006 tarihinden geçerli olarak Jandarma Genel Komutanlığı görevine atanmıştır. Orgeneral Işık Koşaner, 4 Ağustos 2008’de açıklanan 2008 yılı Yüksek Askerî Şûra kararı ile Türk Silahlı Kuvvetleri Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevine atanmıştır.

2010 yılı Yüksek Askerî Şûra kararı ile Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı’na atandı.

29 Temmuz 2011 günü, 1 Ağustos 2011’de başlayacak 2011 YAŞ Toplantıları öncesinde hava, kara ve deniz kuvvetleri komutanlarıyla birlikte, 2013’e kadar göreve devam edebildiği halde emekliliğini istedi.

Genelkurmay Başkanlığı’nı bırakmasının sebebini yazılı bir açıklamayla duyurmuştur. Açıklamada Balyoz ve benzeri davalarda tutuklu olarak yargılanan askerlere atıfta bulunarak tutuklamaların evrensel hukuk kaidelerine, hakka, adalete ve vicdani değerlere uygun olarak yapıldığını kabul etmek birçok hukukçunun da ifade ettiği gibi mümkün değildir. demiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir